EĞİTİM , İÇ GÜDÜ VE KARAKTER ÜZERİNE AKLIMA GELENLER- Hıfzı
Yetgin
Hani bir
hikaye anlatılır. Şah vezirini çağırmış
- Vezir
bey söyle bakalım, eğitim mi önemlidir,
karakter mi önemlidir? Diye sormuş.
Vezir biraz düşündükten sonra çok kesin cevap
vermiş:
-Elbette
karakter önemli Şahım. Demiş.
Şah
yurdun her bir yerine haberler göndermiş. Tellallara bağırtmış.
-Bana ülkemin en iyi hayvan eğiticisini bulun. Eğer kediye servis
yaptırmayı öğretebilirse ona yüz altın vereceğim. Demiş. Ülkede herkes seferber olmuş. Adamın birisi çıkıp
gelmiş.
-Şahım
Ben kediye tepsiyle servis yapmayı öğretebilirim. Demiş. Şah da,
-Ne
kadar zamanda öğretebilirsin? Deyince,
-Altı
ayda öğretirim Şahım. Cevabını vermiş. Şah adama altı ay süre tanımış. Altı ay
dolunca adamı huzura çağırlmış. Şah:
-Öğrettin
mi?
-Öğrettim Şahım.
Ülkenin bütün ileri
gelenleri toplanmışlar. Adam vermiş kedinin eline bir tepsi. Kedi elinde tepsi başlamış servis yapmaya… Tam
vezirin önüne varınca, Şah, vezire tekrar sormuş,
-Vezir bey, eğitim mi önemlidir. Karakter mi önemlidir? Vezir padişahın sorusuna hiç beklemeden cevap vermiş.
-Elbette
karakter Şahım. Der demez, cebinde
sakladığı fareyi yere bırakmış. Fareyi gören kedi tepsiyi fırlattığı gibi
farenin peşinden koşmaya başlamış.
Bir çıkar hissettiğinde ya da öngördüğünde herşeyi
unutan insanlar yok mudur? Elbette vardır. Eline bir fırsat geçtiğinde çıkarı
için eşini dostunu, arkadaşlarını ve
hatta ailesini satan insanlara örnek olarak bu hikaye anlatılır. Son zamanlarda
da yaşananlar güzel olmamakla, bu kötü davranışlara güzel örnekler yaşadık.
Yaşıyoruz. Butlayanlar, butlatanlar, hoplayanlar, hoplatanlar, zıplayanlar elbirliği ile halkın çilelerini görmezden
gelerek salt kendi egoları ve çıkarları için her taklayı atmaktadırlar…
Bu
örneğin bazı saptamalarına bilimin
filtrelerini uyguladığımızda şu itirazları da sıralamak gerekir. Nedir itirazımız?
Bir kere
karakter, doğru kabul edilen davranışları en ağır baskılar altında bile sürdürebilme gücüdür. Eğitim içinse insanın
tercihler karşısında kaldığında seçimlerini daha bilinçli yapabilmesini
sağlayan araçlardır denilebilir. Bir itiraz da karakterin doğuştan geldiğinin
söylenmesine edilmelidir. Çünkü biliyoruz ki; Yetişilen çevre, yaşanmışlıklar ve
rol modeller insanın karakterini zamanla olumlu olumsuz yönlerde etkileyebilir.
Bu Kedi-fare
hikayesi elbette düşündürücüdür. İnsanı açıklamaya da kuşkusuz ki
yetmemektedir. Şöyle ki; Kedinin fareyi görür görmez tepsiyi bırakıp farenin peşinden koşması
karakterle ilişkilendirilmemelidir. Çünkü orada devreye iç güdüsel hareket
girmektedir. Kedi içgüdüsüyle hareket ederken, insan içgüdülerini denetleyebilen
bir varlıktır.
6.7.26
yetginhoca1



0 yorum:
Yorum Gönder