23 Mart 2026 Pazartesi

ÖĞRETMEN CUMHURİYET SAVUNUCUSUDUR

 

                          ÖĞRETMEN CUMHURİYET SAVUNUCUSUDUR

Tarihçiler 1699 yılında imzalanan Karlofça anlaşması ile Osmanlının gerileme devrinin başladığını kabul ederler. Doğru bir tespittir. İşte biz Anadolu ve Trakya’yı yurt tutmuş ve bu coğrafyada yaşayan insanlar 1699’dan 1923 yılına kadar. Binlerce kilometre kare toprak kaybımıza, yenilmişliklerimize, yenik sayılmışlıklarımıza, horlanmışlıklarımıza, tüm aşağılanmışlıklarımıza, yıllarca yitirdiğimiz on binlerce şehit ve gazimize ve  nedenini bilemediğimiz aç kalışlarımıza hep ilaç arayıp durduk.

            Bu ilaç arama süremiz demek ki tam 224 yıl sürmüş. 224 yıl sonra Mustafa Kemal diye bir dahi çıktı. Bizi biraraya getirdi.  Bize Cumhuriyet ilacını önerdi. Biz Cumhuriyet ilacını aldıktan sonra iyileşmeye başladık. O ilaçla birlikte kendimize geldik. Suyumuza, havamıza, toprağımıza demir yollarımıza sahip çıkabildik. Limon, portakal, arpa, buğday satarak fabrikalar kurduk. Bağımsız bir devlet olarak 103 yıldır da o ilaç sayesinde ayakta durabiliyoruz. Kim ne yaparsa yapsın. Kim kiminle ne iş tutarsa tutsun. 224 yıl öncesi 103 yıl da sonrası 437 yıllık bir iyileşme çabasını bu millet unutmaz. Bir çırpıda kenara koymaz. Zor gününde bir bir hatırlar pir hatırlar. Ama zor günlerde iyi işler yapanlar da ayrıca bir değerdir. Onlar hiç unutulmaz. Ziya Paşa “ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.  Şahsın görünür rütbeyi aklı eserinde.” diyor.

İşte hepimizin görünen eseri Cumhuriyete sahip çıkma ve savunma düzeyimizdir. Okullar olarak uyguladığımız ulusal ve uluslararası akademik eğitimlerimiz, dil programlarımız, sanat ve spor programlarımız, ulusal bilinç ve evrensel insani değerleri kazandırma çabalarımız bizim eserimiz olarak görünecektir. Bu önemli görevleri gerçekleştirme çabası içerisinde olan her okul bir Cumhuriyet kurumudur.

Bu kurumlarla yolu kesişmiş bu kurumların Cumhuriyet Kurumu olmasına katkı sağlamış herkes de Cumhuriyet’e omuz vermiş savunuculardır. İstisnası binlerde bir oranını geçmeyecek sayıda kişi dışında her öğretmen Cumhuriyet savunucusudur. Öğretmenler olarak da bu özelliğimizle saygıyı en çok hak eden insanlarız. Hepinize artarak çoğalan başarılar diliyorum.  

Hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum. Gözlerinizden öpüyorum.        

                                                                                  .03.2026 Hıfzı Yetgin


22 Mart 2026 Pazar

LİDER TV DE HIFZI YETGİN'DEN SÖZ EDİLDİ


 

9 Mart 2026 Pazartesi

ÇANAKKALE ZAFERİNDE VE MUSTAFA KEMAL FAKTÖRÜ.

 ÇANAKKALE ZAFERİNDE  VE MUSTAFA KEMAL FAKTÖRÜ.

ÇANAKKALE ZAFERİ ÜZERİNE,

İngilizlerin amacı Çanakkale Boğazını ele geçirmek, İstanbul’u işgal etmek, Alman - Türk ittifakını bitirmek ve çarlık Rusya’sına destek olmaktı.

          Kumandanlar toplandı. Ordu kumandanı Alman general Otto Liman Von Sanders, Çanakkale’de çıkarmanın kilit Bahir’den başlayacağını düşünüyordu. Mustafa Kemal “Hayır!” diyor ve empati yaparak Suvla Koyundan çıkacaklar diye ısrar ediyordu. Liman von Sanders akıllı bir general. Mustafa Kemal‘in askerî sezgilerini de çok önemsiyordu.

Mustafa Kemal’e,

- “Suvla koyu tarafına git, bölgeyi incele. Durumu bana  rapor et.” Dedi. Mustafa Kemal süratle bölgeye intikal etti. Yanında az sayıda asker var. Suvla koyuna tepeden baktığında  Bir de ne görsün. Anzaklar Suvla koyundan çıkmışlar, Conk Bayırı’na doğru ilerleme hazırlığındalar. Tüm koy düşman askeri ile dolu ama ortada Türk askeri yok. Mustafa Kemal yanındaki haberleşme subayına :

-“Derhal haber ver, 57.  Alay acil buraya gelsin.” der. Birlikte getirdiği  keşif birliğine  yani askerlerine de.

- “Yere yat, siper al, bekle.  Ben kırbacımı şaklattığım an herkes ateşe başlasın.” Diyor.  Askerler yere yatıyorlar. Kendisi de bir kayanın üzerine çıkıyor elinde kırbacı….

Mustafa Kemal coğrafyayı  biliyor İngilizlerin kullandığı piyade  tüfeklerinin  menzilini biliyor.  Kendisini görecekler ateş edecekler ama mermiler kendisine erişmeyecek. Bunu da biliyor. Anzak ateşi başlıyor. Hedef Mustafa Kemal ama onda hiç telaş yok. Soğukkanlı. Yerde siper almış bekleyen askerdeki morali düşünebiliyor musunuz? Herkes yere yatmış Kumandan kayanın üzerinde, elinde kırbaç… Anıt gibi duruyor. Mustafa Kemal aynı zamanda döneminin en entelektüellerinden birisi çok okuyor, çok tartışıyor. 

O yıllarda dünyada bir efsunlanma söylemi var. Tüm dünyada en çok da Avusturalya ‘da çok yaygın. Mustafa Kemal bunu da biliyor. Düşman askerleri ateş üstüne ateş ediyorlar. Ama Mustafa Kemal dimdik kayanın üzerinde. Savaş sanatını bilenler arasında yaygın bir söz vardır, Welington’un bir sözüdür: “Kumandanı savaş alanında görülen ordu, 60.000 askere bedel üstünlük sağlar.” der. Bu moral taktiğini Napolyon da çok kullanmıştır. Şimdi bir de karşıdaki askerin moralini düşün. Ateş edip duruyorsun, ateş ettiğin kişi dimdik ayakta. “Efsunlu Kumandan“ diyorlar Mustafa Kemal için. Tabii ki bu durum içlerinde moral bozukluğu da  yaratıyor. İşte bu anlarda tam burada Mustafa Kemal de ölçüyü kaçırmış olacak ki bir çat sesi duyuluyor. Mustafa Kemal sendeliyor. Yaver,

- ‘’ Kumandanım ‘’ derken Mustafa Kemal ‘’sus’’ işareti yapıyor. Çünkü asker hissederse morali bozulacak. Mustafa Kemal kayayı kendisine siper ediyor.

İşte bunlar yaşanırken o sırada 57 alay da yetişiyor. Ve Çanakkale’de Destan yazılıyor.

 Sevgili okurlar geçtiğimiz temmuz ayında bir İngiltere seyahatim oldu. Torunumun sınıf arkadaşının babası film yönetmeniymiş. Daha çok da askeri filmler çekiyormuş. Bizimkilere de Mustafa Kemal büyük insan, Türkler çok şanslı millet falan diye her gördüğü yerde iltifatlar ediyormuş. Bizimkilerde ya babam sizi tanısa çok sevinirdi falan derlermiş. Benim geldiğimi duyunca tanışmak istemiş. Bizimkilerde davet etmişler. Bahçede oturuyoruz. Torunum tercümanlık yapıyor. Sohbet ilerledi. Adam bir şeyler söylerken gözlerinden yaş akmaya başladı. Torunum da duygulandı. Çevirirken yutkunmaya başladı. Ne oluyor dedim? Torunum,

-Dede, Mustafa Kemal Anzak askerlerinin annelerine bir mektup göndermiş. O mektubu ezberledim. Her yerde tekrarlıyorum. Diyor ve mektubu okuyor. Dedi. Duygulanma sırası bendeydi. Ben de sesli olarak 

-" Bu memleketin topraklarında kanlarını döken kahramanlar! burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler, Mehmetçiklerle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızda huzur içindedirler ve rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim de evlatlarımız oldular. “ Mustafa Kemal Atatürk. 

Gerçekten çok büyük bir insan ve bu çok büyük insan iyi ki bizim.

Bugün bize onurla bir tarih armağan eden başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi minnetle anıyoruz. Ruhları ŞAD OLSUN. Vatanımız Sağ olsun.                                                                            04.03.2026 Hıfzı Yetgin


23 Nisan 1973 GÜZELYAYLA

 23 Nisan 1973 GÜZELYAYLA




2 Mart 2026 Pazartesi

KONUŞABİLMEK VE SAVAŞ ÜZERİNE:


        KONUŞABİLMEK VE SAVAŞ ÜZERİNE: 
   Konuşabilmeyi beceremeyen ülkelere savaşmayı yasaklamak lazım.
     Hem konuşabilmenin, hem savaşabilmenin modelini arayanlara... Bizim Kurtuluş Savaşımız, 2. dünya Savaşındaki tutumumuz, Kıbrıs Barış Harekatı ve Ukrayna-Rusya savaşında izlediğimiz yol  model olabilir.  Hıfzı Yetgin 

 

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Premium Wordpress Themes