14 Eylül 2026 Pazartesi

SEVGİLİ ÖĞRENCİLER, DEĞERLİ ÖĞRETMENLER, ANNELER BABALAR

           SEVGİLİ ÖĞRENCİLER, DEĞERLİ ÖĞRETMENLER, ANNELER BABALAR

Bir Eğitim-Öğretim yılının daha ilk günü. Biz öğretmenler sevgili öğrencilerimizle buluşmanın ve okula başlamanın sevinç ve heyecanını yaşıyoruz.

Herkesin bildiği gibi 21. yüzyılın bu günlerinde, her alanda, büyük keşiflere imzaların atıldığına tanıklık ediyoruz. Yapay zekânın hızla her alanda küresel hareketlerle ve roket hızıyla yayıldığı günleri yaşıyoruz. Çok önemli bir dönüşüm ve değişimin tam içindeyiz. Dünya ülkelerine baktığımızda büyük bir teknoloji yarışı içinde olduklarını görmekteyiz. Hem küresel hem de bölgesel güç dengelerinde de değişmelere tanıklık ediyoruz. Önümüzdeki on yılda eğitim alanında göstereceğimiz başarılar, bizi ya lider ülkelerin içerisine sokacak ya da onların peşinden koşanlar arasında yer almamıza yol açacaktır. Biz lider ülkeler arasında olmak istiyoruz.

Eğitime önem veren ülkeler dün olduğu gibi bugünde dünyaya yön verecek, bu yarışı önde götüreceklerdir. Bu yarışta avantaj sağlayan en önemli unsur yine eğitilmiş, yetişmiş insan gücü olacaktır. Bugün okula başlayan sevgili çocuklarımız gelecekte bugünden daha karmaşık teknolojileri kullanmak zorunda olacaklardır. Eğitim, hedefine bu gerçeği koymak zorundadır. Sevgili öğrencilerimiz de kendilerini bu günden bir sonraki güne hazırlamak zorundadırlar. Türkiye dün kadar olmasa da genç insan nüfusu bakımından diğer ülkelerden biraz daha avantajlı durumda gözükmektedir. Ancak bu avantaj insanlarımıza kaliteli ve iyi bir eğitim vermemiz halinde olumlu sonuçlar verecektir. Bu toprakların öğretmenleri uygun olanaklar sağlandığında ve müfredatta çağa uygun hedefler belirlendiğinde bunu hep başaracaklar.  

    Cumhuriyetimizin kurulduğu günden bu yana sağlanan olanaklara paralel,  misyon- vizyon dengemizi gözeterek hızla büyüyen bir ülke olduk.  Hem bilimsel, hem de sanat ve spor alanlarında birçok başarıya imza attık. Eğitim alanında “Millet Mektepleri”, “ Eğitmen Kursları”, “ Köy Enstitüleri”, “Okuma Yazma Kursları”, ”Ali Okulları”, “Halk Eğitim Çalışmaları”, “ Mektupla Öğretim”, “Sanat ve Teknik Eğitimler…’, vb.  adı başarılarla özdeşleşmiş, pek çok eğitim başarısına imza attık. Bu durum bize daha çok çalışmak, daha nitelikli başarılara ulaşmak gibi bir görev yüklemektedir. Yine tarihe baktığımızda ne zaman gelinen noktayı yeterli gördüysek işte o zaman topun taca çıktığına ve gerilemenin de başladığına tanık olduk. O nedenle biz hep daha iyiye, hep daha ileriye “Yarın için şimdi!” sloganının ruhuna uygun bir yol haritasını izlemek zorundayız.

Bu coğrafyayı vatan edinmiş bu ülkenin insanları, başarı bayrağını daha yukarılara çıkarmak zorundadırlar. Bunu, kendimiz,  ailemiz ve vatanımız için gerçekleştirmemiz gereken ulusal bir görev saymak  zorundayız.

Türkiye coğrafyasında yaşıyorsak bu coğrafyadaki okullarda başarısızlığa, tembelliğe, boş vermişliğe yer yoktur. Herkes görev ve sorumluluğunun farkında olarak kendi rekorunun peşinde koşmalı ve zirvesini yakalamalıdır. Bu anlayışla çalışıldığı, bu bilinçle davranıldığı taktirde hem kendimize hem de gelecek nesillerimize ne büyük olanaklar yarattığımızın da farkında olabiliriz.  

    Örgün eğitimde başarıya ulaşabilmenin bir koşulu da okul-öğrenci ve aile üçlüsünün birbirlerini desteklemesidir. Bu yönüyle örgün eğitimi üç tekerlekli bir arabaya benzetebiliriz. Tekerleklerden birisinin diğerlerinden az dönüyor olması, diğer tekerleklerin hızının düşmesine yol açacaktır. Bu üç unsurda aynı yöne aynı hızla dönerse başarılara da hızlı ulaşılacaktır.

Biz öğretmenler olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getireceğiz. Öğrencilerimizin bilim, kültür, sanat, spor ve akademik alanlarındaki başarılarını geliştirmeleri için onlara keşfetmelerini sağlayıcı çalışmalarımız hem olanakların artırılması yönünde taleplerimizi seslendirerek hem de öğrencilerimizi mevcut olanaklar içerisinde en iyi şekilde hazırlamayı birinci öncelik sayarak devam edecektir. Dünyanın her köşesindeki her öğretmen gibi biz de bilimi önemseyeceğiz. Bilimsel tutumlu insanlar yetiştirmeyi önemseyeceğiz. Sanatı önemseyeceğiz. Sporu önemseyeceğiz. Akademik alanlardaki başarıları önemseyeceğiz. Bu sayılanları önemsediğimizde insanlarımızın hem bedensel ve hem de ruhsal olarak daha dengeli bireyler olacaklarını da gözleyeceğiz.

Sevgili Öğrenciler, ülkemizin hangi ilinde, hangi köşesinde olursanız olun. Okulunuzun olanaklarından, idareci ve öğretmenlerinizin bilgi ve deneyimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya çalışmalısınız.  Sevgili anneler ve babalar her koşulda çocuklarınızın yanında olduğunuzu onlara hissettiriniz. Her çocuk annesinin ve babasının kendi yanında olduğunu her koşulda hissetmelidir. Nasıl olacağını soranlar olduğunu biliyorum. Bunun reçetesi yok.  Annelik ve babalık duygusunu içselleştirebilmişseniz. Vereceğiniz sevgi gerisini getirecektir. Şimdi söyleyeceklerimi hamaset sayanlarda olacaktır. Ama olsun söyleyeceğim. Sevgili Çocuklar, sizlerden beklentimiz çalışkan olmanız, başarılı olmanız, okuma alışkanlığı edinmiş, yüksek karakterli, iletişim becerileri yüksek, yurdunu ulusunu, ailesini seven insanlar olmanızdır. Sizlere güveniyoruz.

Sevgili Öğretmen Arkadaşlarım, öğrencilerimizin başarılarını geliştirmek konusunda olanaklarınız içerisinde hepiniz elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Yapmaya da devam ediyorsunuz. Bu değerli çabalarınız, emekleriniz ve katkılarınız hep sürsün. Çünkü biliyoruz ki; Dünyayı değiştirebilecek tek güç eğitimdir. Büyük Atatürk'ün dediği gibi yeni nesil sizlerin eseri olacaktır. İyi dersler Türkiye. 14.09.2026         Hıfzı Yetgin                        

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Premium Wordpress Themes