SEVGİLİ ÖĞRENCİLER, DEĞERLİ ÖĞRETMENLER, ANNELER BABALAR
Bir Eğitim-Öğretim yılının daha ilk günü. Biz
öğretmenler sevgili öğrencilerimizle buluşmanın ve okula başlamanın sevinç ve
heyecanını yaşıyoruz.
Herkesin bildiği gibi 21. yüzyılın bu günlerinde, her
alanda, büyük keşiflere imzaların atıldığına tanıklık ediyoruz. Yapay zekânın
hızla her alanda küresel hareketlerle ve roket hızıyla yayıldığı günleri
yaşıyoruz. Çok önemli bir dönüşüm ve değişimin tam içindeyiz. Dünya ülkelerine
baktığımızda büyük bir teknoloji yarışı içinde olduklarını görmekteyiz. Hem
küresel hem de bölgesel güç dengelerinde de değişmelere tanıklık ediyoruz. Önümüzdeki
on yılda eğitim alanında göstereceğimiz başarılar, bizi ya lider ülkelerin
içerisine sokacak ya da onların peşinden koşanlar arasında yer almamıza yol
açacaktır. Biz lider ülkeler arasında olmak istiyoruz.
Eğitime önem veren ülkeler dün olduğu gibi bugünde
dünyaya yön verecek, bu yarışı önde götüreceklerdir. Bu yarışta avantaj
sağlayan en önemli unsur yine eğitilmiş, yetişmiş insan gücü olacaktır. Bugün
okula başlayan sevgili çocuklarımız gelecekte bugünden daha karmaşık teknolojileri
kullanmak zorunda olacaklardır. Eğitim, hedefine bu gerçeği koymak zorundadır.
Sevgili öğrencilerimiz de kendilerini bu günden bir sonraki güne hazırlamak
zorundadırlar. Türkiye dün kadar olmasa da genç insan nüfusu bakımından diğer
ülkelerden biraz daha avantajlı durumda gözükmektedir. Ancak bu avantaj
insanlarımıza kaliteli ve iyi bir eğitim vermemiz halinde olumlu sonuçlar
verecektir. Bu toprakların öğretmenleri uygun olanaklar sağlandığında ve
müfredatta çağa uygun hedefler belirlendiğinde bunu hep başaracaklar.
Cumhuriyetimizin
kurulduğu günden bu yana sağlanan olanaklara paralel, misyon- vizyon dengemizi gözeterek hızla
büyüyen bir ülke olduk. Hem bilimsel,
hem de sanat ve spor alanlarında birçok başarıya imza attık. Eğitim alanında “Millet
Mektepleri”, “ Eğitmen Kursları”, “ Köy Enstitüleri”, “Okuma Yazma Kursları”, ”Ali
Okulları”, “Halk Eğitim Çalışmaları”, “ Mektupla Öğretim”, “Sanat ve Teknik Eğitimler…’,
vb. adı başarılarla özdeşleşmiş, pek çok
eğitim başarısına imza attık. Bu durum bize daha çok çalışmak, daha nitelikli
başarılara ulaşmak gibi bir görev yüklemektedir. Yine tarihe baktığımızda ne
zaman gelinen noktayı yeterli gördüysek işte o zaman topun taca çıktığına ve gerilemenin
de başladığına tanık olduk. O nedenle biz hep daha iyiye, hep daha ileriye “Yarın için şimdi!” sloganının ruhuna uygun bir yol haritasını
izlemek zorundayız.
Bu coğrafyayı vatan edinmiş bu ülkenin insanları,
başarı bayrağını daha yukarılara çıkarmak zorundadırlar. Bunu, kendimiz, ailemiz ve vatanımız için gerçekleştirmemiz
gereken ulusal bir görev saymak zorundayız.
Türkiye coğrafyasında yaşıyorsak bu coğrafyadaki
okullarda başarısızlığa, tembelliğe, boş vermişliğe yer yoktur. Herkes görev ve
sorumluluğunun farkında olarak kendi rekorunun peşinde koşmalı ve zirvesini
yakalamalıdır. Bu anlayışla çalışıldığı, bu bilinçle davranıldığı taktirde hem
kendimize hem de gelecek nesillerimize ne büyük olanaklar yarattığımızın da
farkında olabiliriz.
Örgün eğitimde
başarıya ulaşabilmenin bir koşulu da okul-öğrenci ve aile üçlüsünün
birbirlerini desteklemesidir. Bu yönüyle örgün eğitimi üç tekerlekli bir
arabaya benzetebiliriz. Tekerleklerden birisinin diğerlerinden az dönüyor olması,
diğer tekerleklerin hızının düşmesine yol açacaktır. Bu üç unsurda aynı yöne
aynı hızla dönerse başarılara da hızlı ulaşılacaktır.
Biz öğretmenler olarak bugüne kadar olduğu gibi
bundan sonra da üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getireceğiz.
Öğrencilerimizin bilim, kültür, sanat, spor ve akademik alanlarındaki başarılarını
geliştirmeleri için onlara keşfetmelerini sağlayıcı çalışmalarımız hem
olanakların artırılması yönünde taleplerimizi seslendirerek hem de
öğrencilerimizi mevcut olanaklar içerisinde en iyi şekilde hazırlamayı birinci
öncelik sayarak devam edecektir. Dünyanın her köşesindeki her öğretmen gibi biz
de bilimi önemseyeceğiz. Bilimsel tutumlu insanlar yetiştirmeyi önemseyeceğiz.
Sanatı önemseyeceğiz. Sporu önemseyeceğiz. Akademik alanlardaki başarıları
önemseyeceğiz. Bu sayılanları önemsediğimizde insanlarımızın hem bedensel ve
hem de ruhsal olarak daha dengeli bireyler olacaklarını da gözleyeceğiz.
Sevgili Öğrenciler, ülkemizin hangi ilinde, hangi
köşesinde olursanız olun. Okulunuzun olanaklarından, idareci ve öğretmenlerinizin
bilgi ve deneyimlerinden en iyi şekilde yararlanmaya çalışmalısınız. Sevgili anneler ve babalar her koşulda
çocuklarınızın yanında olduğunuzu onlara hissettiriniz. Her çocuk annesinin ve
babasının kendi yanında olduğunu her koşulda hissetmelidir. Nasıl olacağını
soranlar olduğunu biliyorum. Bunun reçetesi yok. Annelik ve babalık duygusunu
içselleştirebilmişseniz. Vereceğiniz sevgi gerisini getirecektir. Şimdi
söyleyeceklerimi hamaset sayanlarda olacaktır. Ama olsun söyleyeceğim. Sevgili
Çocuklar, sizlerden beklentimiz çalışkan olmanız, başarılı olmanız, okuma
alışkanlığı edinmiş, yüksek karakterli, iletişim becerileri yüksek, yurdunu ulusunu,
ailesini seven insanlar olmanızdır. Sizlere güveniyoruz.
14.9.26
yetginhoca1


0 yorum:
Yorum Gönder