12 Nisan 2026 Pazar

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

 

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

Her şeyin başı sağlık derlerdi de çok umursamazdık.

Gençtik, yaştık, diriydik. Tek derdimiz sevdamızdı.

Sanki bize ait bir vücudumuz yoktu.

Sabah girdik mi yola 40 km. Durmadan yürür varırdık hedefe.

Ne ayağımızın farkında olurduk ne bacağımızın.

Ne dağ, ne düz, ne iniş, ne yokuş takıyorduk, ne merdiven...

Ne çamur bilirdik, ne bataklık. Ne sıcak. Ne soğuk .

Kalbimiz gece gündüz sağlıkla çarpardı. 

Sevdamızı anımsatmasa farkında bile olmazdık.

Kırılınca bildik kemiğimiz olduğunu.

 Ağrıdıkça öğrendik dişimizin yerini. Böbreğimizin, midemizin olduğunu da.

Dedik ya Ağrımasa bilmezdik kalbimizin yerini.

Sonra yağlarımız çoğaldı. Kaslarımızı azaldı.

Kilolar artarken kurumaya başladı cildimiz.

Yokuşlar mı çoğaldı… Dikleşmeye mi başladı düzlükler.

Merdiven basamakları daha mı çoğaldı ne?

Dün sayısını bile bilmezken artmaya başladı gün gün…

Kütür kütür ederdi yerken dökme şeker…

Çok fındıklar kırdık hem de öz dişimizle…

 “Mercimekler fırında”  nefes aldığımızdan habersizdik.

 Şekerin zarar vereceği aklımıza bile gelmezdi.

Ateşin mi var, alnına iki dilim patates sar.

Göbeğin mi düştü, kalburu çarşafla  sarıp oklava ile sıktırsın nenen.

Birde iki de bir geğreğimiz batardı da,

 köyde parmakları ince bir teyzemiz tutar alt kaburgalarımızı hırt tan ettirir.

 Hadi koş derlerdi. Geçer giderdi.

İlk kez gripin diye bir şey tanıdık.

Sonra aspirin denirdi her bakkalda bulunan.

En “ağır”  hastalıkta bile “bi aspirin iç geçer” denirdi… Geçerdi gerçekten.

Sonra sonra ilaçlarla tanıştık.

 Birken, iki oldular, giderek bir avuç... şimdi avuç avuç.

Önceden her şeyi çekincesiz yer içerken, ilk kez bir kaç kaşık bal yiyince anladık balın bile delisi var.

 Sonra sonra yediğimize, içtiğimize dikkat eder olduk…

Dikkat edin gerçek şu ki… Şakaya gelmiyor sağlık.

Herkese sağlık diliyorum.

Her şeyin başı sağlık. Sağlıkla yaşayın. Sağlıkla kalın.

                                                                                        Hıfzı Yetgin

NOT: Bu yazıyı düz yazı gibi yazdım. Ama, okuyan pek çok arkadaşım şiir gibi algıladılar. Ben de uydum dostlara biraz hadi "şiir" niyetine. Hıfzı Yetgin

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Premium Wordpress Themes