23 Şubat 2026 Pazartesi

EĞİTİM İNSANLAŞTIRMA ÇABASIDIR.

 

         EĞİTİM İNSANLAŞTIRMA ÇABASIDIR.

Hapşırır birisi. Yanındaki iyi yaşa der. Eğitim iyi yaşamaktır. Nitelikli yaşamak diyeceğim ama tam karşılamıyor. Kaliteli yaşamak deyince sanki daha anlamlı oldu gibi. Kısaca yaşamak, mutlu yaşamak, sıkıntısız yaşamak, sağlıklı yaşamak diyelim.

       Yaşamak denilince de akla canlılık geliyor hemen. Yani hayat. Hayat denilen “kavga” ise kavga sözcüğü biraz itici gelse de aslında insana bir armağan. Şimdi biraz bencilleşeceğim. Bence bir o kadar güzel armağan da öğretmen olmaktır. Ama koşulu vardır. Nedir koşul derseniz. Öğretmen olmanın hakkını vermektir koşul. Çünkü yeni sulara, eski haritaları bir kenara bırakarak yeni sulara bizi, sizi, herkesi eğitim götürebilir. İşte o zaman yıldızlara bakabilmeyi bilen insanlara ihtiyacınız olur. O nedenle diyorum ki yıldızlara bakmayı bilen insanlar götürür bizi yeni sulara. İşte o meslek öğretmenlik. Yani yeni sulara açıldığınızda yolunuzu bilebilesiniz diye var. Öğretmenler hep eski haritaları kullanan insanlar değildir. Hep aynı rotalarda gidip dönen insanlar da değildir. Demek öğretmen olmanın bir koşulu da eski harita bağımlısı olmamak öyleyse. Eski haritaları bırakabilmenin bir koşulu da bağımsız ve tarafsız olmaktır. Yönetici tanımında ayrılabilirim. Ama öğretmensen koşul bu. Bu koşul sana uymuyorsa adına eğitimci, öğretmen, eğitmen vb. sözcükleri eklememen gerekir. Demek ki neymiş? Dünyanın her köşesinde eğitim işiyle ilgilenen her öğretmenin en önemli özelliği dünyanın her yerinde bağımsız ve tarafsız olmalarıymış. Eğer bu koşula uyamıyorsan ateist, Şamanist, Musacı, İsacı ve Muhammediler arasında mesafeni ayarlayamazsın.  Tek kafa “idealinle” iğne ile kuyu kazarsın. Farklılıklara saygıyı, canlılara saygıyı özetle saygılı olmayı sağlayamazsın. O zaman da yaptığın iş eğitim olmaz “intihar bombacısı”,  yetiştirmeye dönüşür. Daha da uzatalım. Herkesin bizim gibi düşünmesi gerekmez. Farklı düşünen de düşünmeyen de her insan, insan olduğu için bir kere saygındır. Saygıyı hâk eder. Demek saygı görme de koşul düşüncesi falan değildir. İnsan olması yeterlidir. İnsan diye saygı göstermeye başladığında orada barış gelişir. Orada kardeşlik gelişir. İklim insan yetiştirmeye uygun ortama kavuşur. Dünyada bunun örnekleri çok görülmüştür.

Tekrar edelim. Gerçekten eğitim kardeşliktir. Sevilmek istiyorsan önce sevmeyi bileceksin. Demek ki neymiş?  Önemli bir söz: “Sevdiklerin kadar iyisin ve nefret ettiklerin kadar kötü.” Tercihimiz iyiden yanaysa sevgi gelişir. Orada eğitim vardır. Hiçbir renk, hiçbir ırk, hiçbir coğrafyada eğitim işiyle uğraşıp da başkasını ötekileştiren öğretmen olmaz. Biz öğretmenlerin ötekimiz olmaz. Biz herhangi bir insan değiliz. Öğretmeniz biz. Eğitim işin içindeyse İnsanlardaki insana yabancı davranışlar giderek azalır ve yok olur. Hoşgörüsüzlük olmaz. Anlayışsızlık olmaz. Bağnazlık olmaz. Dar kafalılık olmaz. Çünkü eğitim bunların olmaması için uğraşır. Eğitim yoksa mazaallah cehalet hem elde, hem başta ve hem de baki kalıverir.

           Son sözleri söyleyerek toparlayalım. Eğer yaptığınız iş fen, matematik, kimya vb. öğretmekle sınırlı kalıyorsa insansı olarak karşında duran canlıyı insanlaştırman zorlaşır. Halbuki amaç İnsanlaştırmaktır . Erasmus  “hayvan, hayvan olarak doğar. Yaşamak için özel bir şeye ihtiyacı yoktur.” diyor.  Buradan devam edelim. İnsan, insan olarak doğmaz. Doğduğunda bir canlıdır. Eğitimle insanlaştırır ya da başka bir şeye dönüştürürsünüz. 22.02.2026 Hıfzı Yetgin

 

0 yorum:

Yorum Gönder

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon Favorites More

 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Premium Wordpress Themes