EĞİTİM İNSANLAŞTIRMA ÇABASIDIR.
Hapşırır birisi. Yanındaki iyi yaşa der. Eğitim iyi yaşamaktır.
Nitelikli yaşamak diyeceğim ama tam karşılamıyor. Kaliteli yaşamak deyince
sanki daha anlamlı oldu gibi. Kısaca yaşamak, mutlu yaşamak, sıkıntısız yaşamak,
sağlıklı yaşamak diyelim.
Yaşamak denilince de akla canlılık geliyor hemen. Yani hayat. Hayat
denilen “kavga” ise kavga
sözcüğü biraz itici gelse de aslında insana bir armağan. Şimdi biraz
bencilleşeceğim. Bence bir o kadar güzel armağan da öğretmen olmaktır. Ama
koşulu vardır. Nedir koşul derseniz. Öğretmen olmanın hakkını vermektir koşul.
Çünkü yeni sulara, eski haritaları bir kenara bırakarak yeni sulara bizi, sizi,
herkesi eğitim götürebilir. İşte o zaman yıldızlara bakabilmeyi bilen insanlara
ihtiyacınız olur. O nedenle diyorum ki yıldızlara bakmayı bilen insanlar
götürür bizi yeni sulara. İşte o meslek öğretmenlik. Yani yeni sulara açıldığınızda yolunuzu bilebilesiniz
diye var. Öğretmenler hep eski haritaları kullanan insanlar değildir.
Hep aynı rotalarda gidip dönen insanlar da değildir. Demek öğretmen olmanın bir
koşulu da eski harita bağımlısı olmamak öyleyse. Eski haritaları bırakabilmenin
bir koşulu da bağımsız ve tarafsız olmaktır. Yönetici tanımında ayrılabilirim.
Ama öğretmensen koşul bu. Bu koşul sana uymuyorsa adına eğitimci, öğretmen,
eğitmen vb. sözcükleri eklememen gerekir. Demek ki neymiş? Dünyanın her
köşesinde eğitim işiyle ilgilenen her öğretmenin en önemli özelliği dünyanın
her yerinde bağımsız ve tarafsız olmalarıymış. Eğer bu koşula uyamıyorsan
ateist, Şamanist, Musacı, İsacı ve Muhammediler arasında mesafeni
ayarlayamazsın. Tek kafa “idealinle” iğne
ile kuyu kazarsın. Farklılıklara saygıyı, canlılara saygıyı özetle saygılı
olmayı sağlayamazsın. O zaman da yaptığın iş eğitim olmaz “intihar bombacısı”, yetiştirmeye dönüşür. Daha da uzatalım. Herkesin
bizim gibi düşünmesi gerekmez. Farklı düşünen de düşünmeyen de her insan, insan
olduğu için bir kere saygındır. Saygıyı hâk eder. Demek saygı görme de koşul düşüncesi
falan değildir. İnsan olması yeterlidir. İnsan diye saygı göstermeye
başladığında orada barış gelişir. Orada kardeşlik gelişir. İklim insan
yetiştirmeye uygun ortama kavuşur. Dünyada bunun örnekleri çok görülmüştür.
Tekrar edelim. Gerçekten eğitim kardeşliktir. Sevilmek istiyorsan önce
sevmeyi bileceksin. Demek ki neymiş? Önemli
bir söz: “Sevdiklerin kadar iyisin ve
nefret ettiklerin kadar kötü.” Tercihimiz iyiden yanaysa sevgi gelişir. Orada
eğitim vardır. Hiçbir renk, hiçbir ırk, hiçbir coğrafyada eğitim işiyle uğraşıp da
başkasını ötekileştiren öğretmen olmaz. Biz öğretmenlerin ötekimiz olmaz. Biz
herhangi bir insan değiliz. Öğretmeniz biz. Eğitim işin içindeyse İnsanlardaki insana
yabancı davranışlar giderek azalır ve yok olur. Hoşgörüsüzlük olmaz. Anlayışsızlık
olmaz. Bağnazlık olmaz. Dar kafalılık olmaz. Çünkü eğitim bunların olmaması
için uğraşır. Eğitim yoksa mazaallah cehalet hem elde, hem başta ve hem de baki
kalıverir.
Son
sözleri söyleyerek toparlayalım. Eğer yaptığınız iş fen, matematik, kimya vb.
öğretmekle sınırlı kalıyorsa insansı olarak karşında duran canlıyı
insanlaştırman zorlaşır. Halbuki amaç İnsanlaştırmaktır . Erasmus “hayvan, hayvan olarak doğar. Yaşamak için
özel bir şeye ihtiyacı yoktur.” diyor. Buradan
devam edelim. İnsan, insan olarak doğmaz. Doğduğunda bir canlıdır. Eğitimle
insanlaştırır ya da başka bir şeye dönüştürürsünüz. 22.02.2026 Hıfzı Yetgin
0 yorum:
Yorum Gönder